ÇOCUKTA KEKEMELİK VE NEDENLERİ

Kekemelik konuşma sırasında konuşmanın akıcılığını bozan duraklama, bazı ses ve sözcükleri tekrarlama, bir heceyi uzatarak söyleme gibi şekillerde seyreden bir bozukluktur. Kekemelik yaşayanlarda kaygıya, üzüntüye ve sosyal ortamlardan kaçışa yol açan sonuçları olur. Psikolojik ve motor kekeme tepkileri vardır. Kekemeliğin primer ve sekonder olmak üzere iki önemli evresi vardır.

Kekemeliğin nedenleri :
Aile içi sorunlar, kayıp ve ayrılık, hatalı ebeveyn ( anne- baba ) tutumları… başlıca sayabileceğimiz kekemelik nedenleri arasında olmakla birlikte başka nedenlerden de olma olasılığı mevcuttur.
Kekemelik bazı ailelerde gerilim düzeyinin yüksek oluşu ve bu gerilimin nefes borusu ve ses tellerine iletilmesi ile ilişkili olabilir. Beyindeki konuşma merkezi ile ilişkili olabileceği üzerinde duruluyor. Anne – babada obsesif- kompulsif (takıntı) kişilik yapısının varlığı da bu bozuklukta rol oynayabilir. Çocuklukta yaşanan gerilim, endişe, korkuların da – her şeyde olduğu gibi – kekemelik nedenlerinden biri olduğu düşünülmektedir. Kişinin çözümleyemediği ve bilinçaltına attığı ruhsal çatışma, korku ve istekler sonucunda oluşan nevrozların dışa vurumu olarak düşünülmüştür. Çoğu hastanın ailelerinde de kekemelik öyküsüne rastlanmış oması ise bir başka boyuttur.
Kekeme kişilerin beynini görüntüleme çalışmalarında beyin kan akımlarında azalmalar,bazı bölgelerdeki kan akımlarında da düzensizlikler saptanmıştır.
Kekemelik toplumda % 3 oranında görülmektedir.Genellikle ailedeki küçük çocuklarda görülmektedir. Erkeklerde ve kentsel kesimlerde daha sık görülmekle birlikte yine de herkeste görülebileceği unutulmamalıdır. Ortalama başlangıç yaşı 5 olup, 2 -7 yaş aralığında daha sık karşılaşılıyor.
Kekemelik, bazı vakalarda erişkinliğe geçiş döneminde kaybolmakla birlikte, tedavi edilmeyen vakalar ömur boyu sürmektedir.
Kekemelik Tedavisi
Davranış düzenleme, nefes alıştırmaları, konuşma terapisi, gevşeme teknikleri , antidepresan ve anksiyolitik tedavilerinin biri veya birkaçı bir arada kekemelik tedavisinde uygulanabilmektedir.
Şaher tekniği diye kendilerine has bir teknik kullanarak kekemeliği iyileştirdiklerini söyleyen merkezler mevcuttur. Kekemeliğin tedavisinde kullanılan şaher tekniği dünyada uygulanan bir çok tekniği içinde barındıran bir tekniktir.
Kekemeliğin üç ayağı vardır. Düşünce ayağı, nefes ayağı, hız ayağı. Bu ayaklar ortadan kaldırılmadığı müddetçe kekemelik devam eder. Şaher tekniği denen kekemelik tedavisi biçimi bu üç ayakla aynı anda çalışılan bir teknik diyebiliriz.

KEKEMELİK

Sesin irade dışı olarak tekrarı, uzatılması veya kesilmesi şeklinde beliren konuşma bozukluğuna kekemelik denir. Erkek ço­cuklarda kızlardan daha fazla görülür. Va­kaların yarısı 5 yaşından önce başgösterir. Kekemeliğin nedenleritam bilinme­mekle beraber, psikiyatrik bozukluklar ve­ya yapısal kusurlar söz konusu olabilir.

Çok kere kekeleyen çocukların zekâ bakı­mından diğerlerinden daha geri olduklarını gösteren belirtiler vardır. Ayrıca bu çocukların anne ve babalarının aşırı de­recede hırslı ve titiz oldukları da dikkati çekmektedir. Kekelemeye sesin oluşmasını engelleyen nefes verişler yol açar. Konuşma hareket­lerini sağlayan kaslar birdenbire kasılır, yüz ise hemen hemen her zaman buruştu­rulur. Bazı hastalar kekeleme krizinden sonra normal olarak konuşmaya devam edebilirler. Özel yöntemlerle uygulanan konuşma te­davisi ile kekemeliğin düzeltilmesi müm­kün olmaktadır.

Kekemelik, heceleri ve kelimeleri tekrar etmekle kendini gösteren bir konuşma bozukluğudur. Birkaç farklı türü vardır ve ciddiliği kişiden kişiye değişir. Cümlelerin ortasında, çocuğunuz, kelimeleri ya da sesleri tekrar edebilir, bir hecenin sesini uzatabilir ya da kelimeleri söylemekte gecikebilir.

Kekemelik çocukların çoğunluğunda 8 yaşından önce başlar. Ancak çocuğun iletişim kurmasını engelliyorsa ve birkaç aydan daha uzun sürerse bir sorun olarak görülür. Birçok çocuk konuşmayı ve cümle kurmayı öğrendiği zaman kekeler. Bu son derece normaldir.
Kekemelik hastalık sırasında ve stresli dönemlerde daha da kötüleşebilir. Nedenleri bilinmemektedir. Konuşma gelişimi sırasında çocuklar konuştuklarından daha hızlı düşünebilirler ve dilleri sürçebilir ya da dikkatleri dağılır ve düşüncelerini toparlayana kadar bir sesi ya da kelimeyi tekrar edebilirler.

Çocuğunuz için yapabileceğiniz en iyi şey kekelemesini görmezden gelmektir. Çocuğunuzla yavaşça ve açık bir şekilde konuşun ve diğer aile üyelerinin de aynısını yapmalarını sağlayın. Endişelenmek bu sorunu daha da kötüleştireceğinden çocuğunuzla asla alay etmeyin. Her gün birlikte bolca zaman geçirmeye çalışın. Çocuğunuzun başarılarını övün ve onu cesaretlendirin.

Çocuğunuz ciddi şekilde kekeliyorsa ya da kekelemesi birkaç aydan daha uzun sürerse doktorunuza danışın. Doktorunuz sizi bir konuşma terapistine yönlendirebilir. Konuşma terapisti de konuşma terapisini içeren bir tedavi stratejisi uygulayacaktır.

Başka Bir Kaynaktan:

Kekemelik terimi, sözel iletimi sıklıkla ve önemli ölçüde bozan konuşma kusurları anlamında kullanılmaktadır. Kekemeliğin özelliklerinden biri kelimelerin, cümle­lerin ve özellikle de hecelerin tekrarıdır. Bazen harflerin çıkarılmasında da zorlanı labilir. Bazen bu zorluklara eşlik eden motor hareketler de olabilir. Bu hareketler basit göz kırpmalarından, gözde oluşan tiklere kadar geniş bir yelpazede yer alan belirtilere örnek olabilir.

Kekemelik çocukların %90′ında 8 yaşından önce başlamaktadır. 2-4 yaş ara­sındaki çocuklarda, geçici olarak yaşanan kekemelik durumu da gözlemlenebilir. Çalışmalar 5 yaşma kadar kekeleyen çocukların durumlarının erişkinlik dönemin­de de süreceğini ortaya koymuştur. Kekemelik erkek çocuklarında, ikizlerde ve so­lak çocuklarda daha sık görülmektedir.

Kekemeliğin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bazı uzmanlar kekemeliğin hafif bir beyin hasarı nedeniyle ortaya çıkabileceğini düşünmektedir. Birçok uz­man ise kekemeliğin stres ve gerilim nedeniyle yaşandığı görüşündedir. Kekeme çocuklar kekelememek için uğraştıkça durumları daha da kötüleşebilir.

Kekemelik için önerilen modern tıp tedavileri
Konuşma terapisi.

Doğal sağlık tedavileri

Uzun vadeli olarak sürdürülen homeopati tedavileri oldukça faydalıdır çünkü bu tedaviler ile sorunun kökenine inilerek kekemeliğe neden olan etkenler or­tadan kaldmlmaya çalışılmaktadır. Uzun süreli homeopati tedavilerinin ya­nında, aşağıdaki tedaviler de uygulanılabilir:
• Homeopati alanında “stramonium” olarak bilinen boru çiçeği heyecanlan­dığında kekeleyen ve dudaklarını kontrol altına alamayan çocuklar için kullanılabilir.
• “Nux vom.” adlı madde aşırı gergin ve konuşamayacak kadar stresli çocuk­lar için kullanılabilir.
• Homeopati alanında “hyoscyamus” olarak bilinen ban otu çok hızlı konu­şarak kelimeleri birbirine karıştıran çocuklar için uygundur.
• Homeopati alanında bakır anlamına gelen “cuprum” yüz ve dudaklarda meydana gelen kas spazmlarına iyi gelir.
• Homeopati alanında kullanılan “merkür” dilin titremesi ve ağızda tükürük birikmesi gibi nedenlerden dolayı kekeleyen çocuklar için kullanılabilir.
• Çiçek esansları da kekeleme tedavisinde kullanılabilir. Misk otu konuşmaktan korkan çocuklar için kullanılabilir. Sabır otu acele ile konuştuğu için kekeleyen çocuklar için uygundur. Toz ağacı (aspen) herhangi bir neden olmaksızın korku yaşayan ve yaşadığı gerilim nedeniyle kekeleyen çocuklar için kullanılabilir.

Faydalı terapiler
Kranyal osteopati çok küçük yaşlarda kekelemeye başlayan çocuklar için oldukça etkili bir tedavi yöntemidir. Homeopati, müzik tedavisi ve stresle mücadele için önerilen her türlü tedavi kekeleme için de uygundur.

Evde yapabilecekleriniz
Çocuğunuza kekelememesi için baskı yapmayın, kelimeleri doğru bir şekilde telaf­fuz etmesi için de aşırı şekilde zorlamayın. Bazı kekeleme durumları geçici olabi­lir. Çocuklar, konuşma tarzlarını geliştirme aşamasında kekeleyebilir. Bu tür du­rumlarda çocuğunuzun üstüne düşerseniz, çocuğunuzu zorlarsanız; belirli bir müddet devam ettikten sonra düzelebilecek bir kekeleme durumunu kalıcı bir ha­le getirebilirsiniz.

Sabırlı ve sakin olmaya çalışın. Çocuğunuz kekelediğinde ya da kekeleme durumu bir müddet devam ettiğinde kendinizi kötü hissedebilirsiniz. Kekeleme çocuğunuz 4-5 yaşını geçtikten sonra bile devam ediyorsa sabırlı olma­ya devam edin; endişelendiğinizi hissettirmeyin. Kekeleyen bir çocuk kendisini güvensiz hisseder, bu nedenle anne ve babasının desteğine ihtiyaç duyar.

Çocuğu­nuza kekelemenin doğal bir durum olduğunu anlatın ve kendinizle ilgili komik bir olay aktarın. Örneğin, topluluk karşısında ilk defa konuşmaya başladığınızda, nasıl kekelediğinizi anlatın. Çocuğunuz kekelediği için üzülüyorsa, durumu görmezden gelmeyin: Daha olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilir.

Çocuğunuza konuşabilmesi için rahat bir ortam hazırlayın. Çocuğunuz rahatça konuşabildiğini gördüğünde, korkulacak bir şey olmadığını da anlamış olur. Bu şekilde kendine olan güvenini kazanır. Kekemelik için deneyimli bir konuşma uzmanınagidebilirsiniz, ancak ço­cuğunuz uzman yardımını kabul etmezse ya da uzmanın yanında kendisini rahat hissedemezse, uzman yardımı alma konusunda ısrar etmeyin.

Kaynak: www.facebook.com/pages/Anne-Ve-Bebege-Dair-Ne-Varsa

Reklamlar
Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s