BINGILDAKLA İLGİLİ MERAK EDİLENLER

Yeni doğan bebeklerin baş bölgesindeki yumuşak dokulu bölgeye dokunmaya çekinir, korkarız. İşte bu yazıyı okuyunca özellikle yeni anne adaylarını rahatlatacağına eminim.

Bıngıldak Nedir? 

Fontanel, Latincede fonticulus kelimesinden gelir, ”küçük çeşme” ya da ”pınar” anlamındadır. Türkçe karşılığı bıngıldaktır. Yeni doğan bebeğin başındaki yumuşak noktalara bıngıldak diyoruz. Bıngıldak, yanyana iki kafa kemiğinin arasında bağ dokusuyla kaplanmış pencerelere verilen addır. Bebeğin başı büyüdükçe baş kemikleri de büyüyerek birbirine yakınlaşır ve boşluklar bir süre sonra dolar. Bebeğin kafasının büyümesi, beyin büyümesiyle tetiklenir. Beyin ilk 2 yılda çok hızlı büyür. İki alın kemiği arasındaki oluk dışında(2 yaşta kapanır) diğer oluklar 10 yaş sonrasında kapanmaya başlar. Yeni doğanın 6 tane bıngıldağı vardır, ancak sıklıkla ön ve arka bıngıldaklar rahat hissedilebilir. Ön bıngıldak, genişliği 0,6-3,6 cm arasında değişebilir. Ortalama 2 cm çapındadır. İlk 1-2 ay genişleyebilir ve ortalama 13 ayda kapanır. Kapanma zamanı bebekten bebeğe değişkenlik gösterir. İlk 3 ayda bebeklerin yüzde 1′inde kapanabilir, 12 ayda ise yüzde 40′ında kapanma gerçekleşmiştir. Genellikle her çocuğun bıngıldağı 2 yaşına gelene kadar kapanmış olur. Doğumda arka bıngıldak 0,5 cm çapındadır ve 2 aya kadar kapanır.

Bıngıldakta Değişiklikler Neyin Habercisidir? 

Yenidoğan bebeğin bıngıldağı bebek sakinken ve dik tutulurken değerlendirilmelidir. Özellikle ağlarken bir atım görülmesi normaldir.

Bıngıldağın Geniş Olduğu Ya da Kapanmasının Geciktiği Durumlar 

Kapanmanın gecikmesi bazen altta yatan hastalıklarla ilgilidir. Bunlar arasında, kıkırdak gelişimine ilişkin sorunların olduğu akondroplazi hastalığı, doğuştan tiroid hormonu eksikliği (konjenital hipotirodi), down sendromu, raşitizm, kafa içi basıncında artış en sık görülenlerdir. Akondroplazi, cüceliğe neden olur. Bebeğin başı doğumda büyüktür, burun kemiği basıktır, alnı çıkıktır ve bıngıldağı geniştir. Doğuştan tiroid hormonu eksikliği, doğumda yapılan TSH testinin normalden yüksek olmasıyla belirti verebilir, ancak ön ve arka bıngıldağın genişliği hastalığın erken döneminde habercidir. Ön ve arka bıngıldağın yanı sıra ortada açık bir fontanel daha olması down sendromunda görülebilir. Bu bebeklerde elde tek avuç içi çizgisi, düz alın, düz yüz ve yuvarlak kulaklar göze çarpar. Kesin tanı, kromozom analiziyle konulabilir. D vitamini eksikliğinden kaynaklanan raşitizm, gelişmekte olan ülkelerde daha sıktır. D vitamini almadan sadece anne sütü almak, koyu deri rengi ve güneş ışığına hiç çıkmamak raşitizme neden olabilir.

Bıngıldağın Küçük Olduğu Ya da Erken Kapandığı Durumlar 

Bıngıldak bazen bebek daha 3 aylıkken kapanmaya başlayabilir, ancak çevresini dikkatli takip etmeli ve altta başka bir sorun yatıp yatmadığını araştırarak emin olunmalıdır. Bazen bıngıldak açık olduğu halde muayenede anlaşılması zor olabilir. Kraniosinoztoz, kemik arasındaki oluklardan bir ya da birden fazlasının zamanından önce kapanmasından kaynaklanır. Bu olay sonucunda baş şekli bozulur. Çeşitli genetik sendromlarda ve metabolik hastalıklarda görülebilir.10 bin canlı doğumda 4′ünde görülür. Baş çevresi küçük kalır, kafa içi basıncı artar, şaşılık, işitme kaybı gibi ek belirtiler gelişebilir. Önce düz röntgen filmiyle durum değerlendirilir, sonrasında tomografiyle altta yatan beyin anomalisi olup olmadığı incelenir.

Bıngıldağın Dolgun Olduğu Durumlar 

Dolgun bıngıldak; menenjit, ensefalit, beyinde su toplanması (hidrosefali), oksijensiz kalma, travma ve beyin kanaması gibi durumlarda beyin içi basıncının artmasıyla ilişkilidir. Menenjitte ayrıca, genel durum bozukluğu, kusma, beslenememe, ateş gibi bulgular da vardır. Böyle bir enfeksiyondan şüphelenildiğinde doktorlar beyin-omurilik sıvısında mikrop varlığını araştırmak için belden su alır ve incelemek isterler. Hidrosefali, beyin omurilik sıvısının yapında ya da emiliminde, bozuklutan ötürü miktarın giderek artmasıdır. 1000 doğumdan 3′ünde görülebilir. Baş çevresinde anormal artış, baştaki oluklarda genişleme, baştaki damarlarda belirginleşme fark edilir. Ultrason, tomografi veya MR artan sıvıyı ve genişleyen odacıkları gösterir. Bıngıldağın iyice çökmüş olması, aşırı sıvı kaybı olması durumunda görülür. Aşırı kusma ve ishalle seyreden hastalıklarda vücuttaki sıvı miktarının azalmasının bir göstergesi de bıngıldağın çökmesidir.

 

 

 

Kaynak: www.facebook.com/pages/Anne-Ve-Bebege-Dair-Ne-Varsa

Reklamlar
Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s